Çek CumhuriyetiPrag

Prag Gezilecek Yerler

Kasvetli, karanlık, daha doğrusu kafkaesk bir havası var bu şehrin. Zamanda yolculuk bu olsa gerek diyorsunuz bazen. İlginç bir şekilde hoşunuza da gidiyor, engelleyemiyorsunuz kendinizi. Büyüleniyorsunuz adeta. O Arnavut kaldırımlı dar sokakları, tarihi yapıları, marjinal toplum yapısı…Prag gerçekten farklıydı.

Staroměstské Náměstí

Tarihi 12. yüzyıla kadar uzanan şehrin en eski yerleşim yerlerinden biridir. Orta çağ mimarisi ve hareketli atmosferiyle bilinir. Özellikle yaz akşamları oldukça eğlenceli etkinlikler içerebilmektedir. Turistler için gezi başlangıç noktası, yerliler için ise buluşma noktası olarak ele alınılabilir.

Staroměstský Orloj

1410 yılında inşa edilen ve dünyanın en eski üçüncü astronomik saati olarak bilinen bu yapı, üzerindeki kadranları, sembolleri ve figürleri ile derin anlamlar taşıyan antika bir eserdir.

Astronomik Kadran

Bu kadranın merkezi Dünyayı, maviye boyalı kısmı gökyüzünü, kahverengi kısmı (resimde kırmızı) ise yeryüzünü temsil etmektedir. Kadran’da ayrıca Zodyak halkası ile Güneş ve Ay’ı temsil eden şekiller de bulunmaktadır.

Kadran’ın sol tarafında yer alan figürlerden bahsedecek olursak, elinde ayna tutan figür kibri ve kendini beğenmişliği; bir elinde baston ve diğer elinde para kesesi tutan Yahudi figürü ise açgözlülüğü temsil etmektedir. Sağ taraftaki iskelet figürü ölümü; mandolin çalan Osmanlı figürü ise zevk ve sefayı temsil etmektedir.

Takvim Kadranı

Ayları ve burçları temsil eden alegorilerin yer aldığı bu kadranın sol tarafındaki figürlere bakacak olursak, elinde tüy kalem (telek) bulunan figür filozofluğu, altın kanatları bulunan figür Mikail’i temsil etmektedir. Sağ tarafta ise elinde teleskop tutan figür astronomiyi, kitap tutan figür ise Osmanlıcası Vak’a-Nüvis olan ve görevi tarihi olayları kronolojik bir biçimde kaydetmek olan kişileri temsil etmektedir.

Gösteri

Ölümü temsil eden iskelet figürü, her saat başında bir elindeki çanı çalıp diğer elindeki kum saatini de çevirmektedir. Bu olay gerçekleştiğinde saatin üstündeki pencerelerde, başıyla halkı selamlayan 12 Havari heykeli belirir. En üstte bulunan horoz figürü ötmeye başlayınca da çan sesleri kesilir. Bu gösterinin amacı, insanlara ölümün her an daha da yaklaştığını hatırlatmak ve insanları Hristiyanlığa davet etmektir.

Efsaneler

Prag seyahati sırasında bu tarihi yapı ile ilgili duyduğumuz ve muhtemelen sizlerinde duyacağı iki efsaneden bahsetmek isteriz. Bunlardan birisi, iskelet figürünün, Çek topraklarına felaket getirebilecek bir güç barındırdığı ile ilgilidir. Bu olası felaketi durdurabilecek tek çözüm yolu ise çocuklarmış. Çünkü çocuklar, ölümün aksine yaşamın sembolü olarak görülüyormuş.

Bir diğer efsaneye göre de eğer bir gün saat durursa ülke toprakları çok büyük bir kıtlık veya savaş ile yüz yüze gelmek zorunda kalabilirmiş. Özellikle yaşlı kesimin bu konudaki inancı bir hayli kuvvetliymiş.

Staroměstská Radnice

Her ne kadar temelleri 1338 yılında atılmış olsa da günümüzdeki halini 1910 yılında almış olan Prag Eski Belediye Binası, görüntüsü itibariyle şehrin en çok ziyaret edilen yapılarından biridir.

Eğer isterseniz 250 CZK karşılığında içeriye girebilir ve kuleye çıkabilirsiniz. Bizler ilk başta biraz çekinceli davransakda, kesinlikle sizlere öneriyoruz. Buradan manzaraya dair fikir edinebilirsiniz.

Týnský Chrám

14. yüzyılda inşa edilen Gotik bir kilisedir. Dış mimarisi nedeniyle kentin ilgi çeken yapılarından biri olarak bilinir. İçerisi bilindik kiliselerden farksız. Ancak, akşam saatlerinde sahne alan ışıklandırmalar ile kaliteli fotoğraflar çekebilirsiniz.

Národní Muzeum

İçerisinde barındırdığı çeşitli koleksiyonlar ve sergilerden daha çok, dış mimarisi nedeniyle listeye dahil ettiğimiz bir gezi noktası burası. Yani, içeri girmeyi pek de gerekli görmüyoruz.

Ancak, sanata ve bilime olan aşkınız nedeniyle burayı pas geçmek istemiyorsanız, güncel bilet fiyatlarını ve sergileri öğrenmek adına sizi müzenin resmi web sitesine davet ediyoruz.

Prašná Brána

1475 yılında, II. Vladislaus tarafından inşa ettirilen Gotik bir yapıdır. İlk başlarda şehir kapısı (Staré Město), daha sonraları da karabarut deposu olarak kullanılan bu yapı, günümüzde ise unutulmaya yüz tutmuş bir müze olarak hayatına kaldığı yerden devam etmektedir.

Klementinum

İmparator I. Ferdinand’ın 1556’da Prag’a davet ettiği İsa Cemiyeti (Cizvit) üyeleri tarafından ilk temelleri atılan bu tarihi yapı, barok mimari üslubu ile inşa edilmiş dünyanın en güzel kütüphanelerinden birini sahiptir.

Not

  • Kitapları korumak amacıyla kütüphaneye giriş yasaktır. İncelemenizi sadece giriş kapısından yapabiliyorsunuz (yukarıdaki fotoğraf gibi). Ancak, Harry Potter serisini hatırlatan bu atmosferin kesinlikle görülmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Karlův Most

Kral IV. Karl tarafından 1357-1402 yılları arasında Vltava Nehri üzerine yaptırılan tarihi bir köprüdür. Gece saatlerinde veya şafak vaktinde burada bulunabilirseniz, harika manzaralara şahitlik edebilirsiniz. Aksi takdirde turist kalabalığından, dilencilerden ve sokak çalgıcılarından oluşan büyük bir güruh ile samimiyet kurabiliyorsunuz 😀 .

Kostel Svatého Mikuláše

1703-1752 yıllar arasında inşa edilmiş olan bu ikonik yapı, bu zamana kadar gezdiğimiz kiliselerden en etkileyici olanıydı (Catedral de Toledo’dan sonra) diyebiliriz. Tam anlamıyla bir şaheserdi. Tavanda yer alan freskleri, duvarları süsleyen heykelleri ve de rengarenk vitray camları ile muhteşem bir atmosfere sahipti gerçekten.

Pražský Hrad

Geçmişte Bohemya Krallığı’nın ve Kutsal Roma Germen İmparatorluğu’nun yönetim merkezi olarak kullanılan; yüzyıllar boyunca büyük savaşlara ve çetrefilli siyasi olaylara tanık olan; içinde barındırdığı antik yapılar ile zamana meydan okuyan ve de ≈70.000m²’lik arazisi nedeniyle günümüzde dünyanın en büyük 3. kalesi olarak anılan Prag Kalesi.

Přemyslovci Hanedanı tarafından ilk olarak 9. Yüzyılda inşa edilen ve 18. Yüzyıla kadar çeşitli ekleme ve genişletme çalışmaları ile büyütülen bu yapı, şimdilerde ise devasa bir müze görevi görmektedir (bir bölümü devlet büyüklerine ayrılmıştır).

Not

  • Güncel giriş/çıkış saatlerine, bilet türleri/fiyatlarına ve de kale’nin haritasına ulaşmak isterseniz bu siteyi ziyaret edebilirsiniz.

Katedrála Svatého Víta

1344-1929 yılları arasında inşa edilen Roma Katolik Kilisesidir. Prag Kalesi içerisinde yer alan ve Gotik mimarinin önemli bir örneği olan bu yapı, zamanında birçok kral ve kraliçenin taç giyme törenine ev sahipliği yapmıştır.

İçeri girince farkedeceğiniz vitray camlar ve vitray camlar aracılığı ile içeriğe vuran ışık hüzmeleri hafif karanlık ortam ile birleşince sanki bir film sahnesinin içerisindeymiş gibi hissediyorsunuz. Oldukça enteresan, gizemli bir yer burası.

Strahovský Klášter

1140 yılında bir grup din adamı tarafından kurulan, komünist rejim döneminde (1948 – 1989) kapatılan, rejim sonrası ise görevine bir müze olarak devam etme kararı alınan turistik bir manastırdır.

Barok mimari stilin hâkim olduğu bu manastırda, özellikle Rönesans dönemine ait çarpıcı koleksiyonların (Galeri Binası) görülmeye değer olduğunu düşünüyoruz

Kütüphane Galeri
150 CZK 150 CZK
09:00 – 17:00 saatleri arasında açık, 12:00 – 13:00 saatleri arasında ise öğle tatili nedeniyle kapalıdır. 09:00 – 17:00 saatleri arasında açık, 11:30 – 12:30 saatleri arasında ise öğle tatili nedeniyle kapalıdır.
Fotoğraf çekimi için +50 CZK ödeme yapılmalıdır. Fotoğraf çekimi için +50 CZK ödeme yapılmalıdır.
Güncel Bilet Ücretleri, Giriş-Çıkış Saatleri ve Harita için vurgulanmış linklere tıklayabilirsiniz.

Malá Strana

Vltava Nehri’nin sosyal sınıf farklılığını belirten bir çizgi olarak kullanıldığı yıllarda, çoğunlukla Alman ve İtalyan kökenli insanlara ev sahipliği yapmış olan bu bölge, günümüzde turist yoğunluğundan arınmış, sessiz sakin bir kasaba olarak bilinmektedir.

Bu yazı Prag serisinin 4 / 6 yazısıdır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu