YENİOrta Amerika Çok Yakında!
ParisFransa

Paris Gezilecek Yerler

16 dk okuma süresi

Paris’te görülecek ve deneyimlenecek çok fazla şey varken gezinizi planlamanız oldukça zor görünüyor olabilir. Ayrıca, ziyaret etmek istediğiniz birçok turistik noktaya nasıl gideceğinizi de bilmiyor olabilirsiniz. Ancak endişelenmeyin! Bu yazıda Paris seyahatiniz sırasında ilginç bulabileceğiniz turistik noktaları ayrıntılı bir şekilde açıkladık ve sıraladık. İsterseniz buyurun başlayalım…

1) Tour Eiffel

Şüphesiz ki Paris’in en bilindik sembollerinden birisi Eyfel Kulesi’dir. 1889 yılında Fransız Devrimi’nin 100. yılını kutlamak amacıyla ve yapıldıktan 20 yıl sonra yıkılacak şekilde Expo 1889 Fuarı için yaptırılmıştır. Adını, tasarımını yapan mühendis ve mimar Gustave Eiffel’den alan kulenin bu mimarı aynı zamanda Amerika’daki Özgürlük Anıtı’nın da tasarımcıları arasındandır.

Zamanında Paris sanat çevresinin, şehrin yapısını ve estetiğini bozacağı gerekçesiyle tepki gösterdiği bu yapı, günümüzde Tokyo, Las Vegas ve Ohio gibi şehirlerde taklidi bulunan ve her yil milyonlarca ziyaretçiye sahip olan dünyaca ünlü bir sanat eserine dönüşmüştür.

Ziyaret saatlerinde ufak değişiklikler olabilir ancak Eyfel Kulesi’ni yılın her vakti ziyaret edebilirsiniz. Eğer yaz aylarında ziyaret etmeyi seçerseniz 09.00-00.45 saatleri arasında hem asansör hem merdivenler açık olacaktır. Yılın geri kalan vakitlerinde asansörle 09.30-23.45 saatleri arasında; merdivenle 09.30-18.30 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

Bilet fiyatlarına ve daha fazla bilgiye ulaşmak için kendi web sitelerini ziyaret edebilirsiniz.

2) Champ-de-Mars

Champ de Mars Paris’in en meşhur parklarından biridir. Bunun nedeni de tabii ki Eyfel Kulesi’nin hemen önünde yer almasıdır. İçerisinde çeşitli tarihlerde birbirinden farklı festivaller ve özel etkinlikler yer alan parkta gün içerisinde piknik yapıp dinlenebilir, bisiklet sürüp koşabilir veya Eyfel Kulesi’ne karşı harika fotoğraflar çekilebilirsiniz.

3) Hôtel des Invalides

Louis XIV tarafından yaptırılan ve içinde hastane ve kilise gibi pek çok farklı yapı barındıran bir askeri müzedir. Bu askeri müze içerisinde bulunan “Église du Dôme” yani Dome Kilisesi Napolyon ve diğer önemli Fransız komutanların mezarlarına ev sahipliği yapmaktadır. Genel olarak pazartesi günleri kapalı olup bunun haricinde ve özel tatiller dışında 10.00-18.00 arasında müzeyi ziyaret edebilirsiniz. Müzeye giriş, 18 yaşından küçüklere, AB vatandaşı veya AB içerisinden oturum kartı olan gençlere (25 yaşına kadar) ücretsizdir. Ayrıca Les Invalides için bilet satın alma işlemlerine kendi web sitelerinden ulaşabilirsiniz.

4) Jardin du Luxembourg

IV. Henri’nin 2. eşi olan Marie de Médicis adına doğduğu yer olan Floransa’yı hatırlatması için yaptırılan bu bahçe Paris’teki huzur verici ortamlardan bir diğeridir. 1612’de yapımı tamamlanan bu parkın günümüzdeki görüntüsü 1800’lerde mimar Jean Chalgrin tarafından oluşturulmuştur. Parislilerin en sevdiği gezi noktalarından biri olan Lüksemburg Bahçeleri herkese açık bir kamu parkıdır. Parkı gezmeyi bitirdiğinizde etraftaki banklarda oturabilir ve şehrin tadını çıkarabilirsiniz. Buralar ders çalışmak ya da bir şeyler atıştırmak için gelen öğrenciler arasında oldukça popülerdir.

Lüksemburg Sarayı önceleri hapishane olarak, II. Dünya Savaşı zamanlarında Alman Hava Kuvvetleri Karargâhı olarak kullanılmış olup şu anda Fransız Senatosu’na hizmet vermektedir. Bahçeyi 07.30-21.30 olan ziyaret saatleri içerisinde istediğiniz gibi gezebilecekken saray için önceden bir rezervasyon ile gezebilirsiniz.

Parkın ziyaret saatleri mevsimsel sezona göre değişiklik gösterse de 07.30 ila 08.15 arasında açılıp 16.30 ila 21.30 arası saatlerde kapanmaktadır.

5) Catacombes de Paris

Eğer Paris’in değişik yanlarını merak ediyor ve kolayca korkmuyorsanız burası tam da size göre! Yer altı mezarları 6 milyona yakın insanın kemiklerinin istiflendiği ve bunların sergilendiği tünellerden oluşur. Paris’te gezip görebileceğiniz en ilginç yerlerden birisi olan bu yer altı mezarlığındaki cesetlerden bazıları kapatılan eski mezarlıklardan getirilmiştir, bazıları ise Fransız Devrimi’nden sonra konulmuştur. Güncel giriş saatleri ve giriş biletlerine web sitesinden kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

6) Panthéon (Paris)

Panthéon başta Sainte Geneviève’e adanmış bir kilise olarak düşünülmüş ve böyle kullanılmaya başlanmıştır. Ancak daha sonra işlevini kaybetmiş ve Fransa’nın seçkin vatandaşları için anıt-mezar, mozole olarak kullanılmaya başlanmıştır.

1790 yılında Kral Louis XV döneminde inşa edilen bu etkileyici Neo-Klasik yapı edebiyat, sanat, siyaset ve bilim dünyasında ses getirmiş 72 Fransız’ın mezarına ev sahipliği yapmaktadır.

Panthéon’un kubbesi yaz ve ilkbahar aylarında ziyarete açıktır ve buradan farklı bir açı ile Paris izlenebilir.

Burasının bir de bilim dünyasında yeri ayrıdır çünkü dünyaca ünlü fizikçi Foucault, 1851’de Panthéon’un kubbesinden aşağıya sarkıttığı 67 metre uzunluğunda olan Foucault sarkacı ile Dünya’nın kendi ekseni etrafında döndüğünü ispatladığı yer tam olarak burasıdır.

18 yaş altı gençlere giriş ücretsiz olup, 18-25 yaş arası AB vatandaşları ya da AB oturum kartı olanlar da buraya ücretsiz girebilmektedir. Kasım’dan mart ayına kadar her ayın ilk Pazar günü burayı ücretsiz gezebilirsiniz ve giriş saatlerini ve güncel bilet ücretlerini web sitesinden kolaylıkla öğrenebilirsiniz.

7) Shakespeare And Company

Dünya’nın en meşhur kitapevlerinden birisi olan Shakespeare & Company adlı kitapevi İngilizce kitaplar satan bir kitapçı dükkanıdır. Alt tarafı sıradan bir kitapçı dükkânı deyip geçmemek gerek çünkü bu kitapçıda tarihin tozlu raflarındaki sürpriz ayrıntıları iliklerinize kadar hissedeceksinizdir.

Sylvia Beach tarafından ilk olarak 1919’da açılan kitapevi, İkinci Dünya Savaşı sırasında dükkân bir daha açılmamak üzere kapatılmış. 1951 yılında Amerikalı George Withman tarafından şu anki Shakespeare And Company’nin olduğu konuma “Le Mistral” adında bir yer açılmış. Ve sonrasında Sylvia Beach ile tanışan George Withman 1962’de Sylvia Beach’in ölümünden sonra onun adına dükkanının adını Beach’in en meşhur kitabı olan Shakespeare & Company olarak değiştirmiş.

Zamanla bu dükkân oldukça ünlenerek turistik açıdan da önem kazanmıştır. Hatta öyle ki Ernes Hemingway, James Joyce, F. Scott Fitzgerald, Henry Miller, Ezra Pound, James Jones, James Baldwin gibi ünlü yazarların sıklıkta uğradığı durak noktası olmuştur.

Ayrıca Anglo-Amerikan edebiyatının önemli bir temsilciliğini de yapan bu kitapevinde dilerseniz ücretsiz konaklayabilirsiniz. Misafirlere tumbleweeds (sürüklenen çalılar) lakabı ile seslenilen bu yerde sizden bekledikleri üç şey vardır; her gün bir kitap okumak, günün birkaç saatinde kitapçıda çalışmak ve tek sayfalık bir otobiyografi yazmaktır ve bu şekilde şimdiye kadar 30.000’in üzerinde yazara ev sahipliği yaptığı düşünülmektedir. Daha fazla bilgi için web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

8) Cathédrale Notre-Dame de Paris

15 Nisan 2019 gününde restorasyon çalışmaları sırasında çıkan yangınla kuleleri büyük hasar gören ve bütün dünyayı üzen, ismi Fransızca’da “Kutsal Bakire” veya “Meryem Ana” anlamlarına gelen Notre Dame Katedrali, yapımına 1163’te başlanıp 1345 yılında bitirilmiş dünyanın en ünlü Fransız Gotik katedralidir.

Victor Hugo’nun, Notre Dame Katedrali’nin duvarında gördüğü “kader” kelimesinden esinlenerek yazdığı, zamanında toplum tarafından reddedilen, günümüzde ise dünyaca ünlü roman olarak bilinen “Notre Dame’ın Kamburu”ndan sonra katedralin şöhreti daha da artmıştır.

Notre-Dame Katedrali’ne giriş ücretsiz olup, yılın her günü 07.45-18.45 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz (hafta sonu kapanış saati 19.15’e kadar uzatılıyor). Eğer kuleye çıkmak isterseniz içeriden bir bilet almanız gerekmektedir.

9) Sainte-Chapelle

1248 yılında IX. Louis tarafından inşa ettirilen ve önemli bir dini yapı olan bu Şapel aslında o yıllarda İstanbul’dan getirilen kutsal emanetleri muhafaza etme amacıyla yapılmıştır. Özellikle İncil’den 1113 sahnenin resmedildiği vitrayları (renkli cam parçalarının birleştirilmesiyle oluşturulan yapı) ve ışık yansımaları ile dikkatleri üzerine çekmiş olan yapıya giriş için güncel bilet fiyatlarını ve giriş saatlerini web sitesinden kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

10) Centre national d’art et de culture Georges-Pompidou

İlginç mimarisiyle dikkat çeken bir modern sanat merkezidir. Paris’in tarih boyunca en tartışmalı yapılarından birisi olan Centre Pompidou adını Fransa’nın ikinci Cumhurbaşkanı olan George Pompidou’dan almaktadır. Binanın tartışmalı olmasının sebebi ise yapının Paris mimarisini bozduğu düşünülmesindendir. Dış görünümü itibariyle birçok insan tarafından oldukça olumsuz eleştirilere maruz kalan yapı zamanla milyonlarca turist çekmeyi başarmasıyla bu olumsuz eleştirileri büyük bir ölçüde geride bırakmıştır. Sanat merkezi binasındaki tüm tesisat sistemi binanın dışında yapının etrafını sarmış durumdadır. Mavi borular havalandırma, yeşil borular su, sarı borular elektrik ve kırmızı borular da yürüyen merdiven ve asansör tesisatlarını simgeler.

Centre Pompidou genel olarak müze olarak algılansa da aslında devasa bir kütüphane, sergi salonları, restoran ve kafelerden oluşan dev bir kültür merkezidir. Kütüphane ilk 3 katta, müzedeki kalıcı sergiler 4 ve 5. katlarda, müzedeki büyük sergiler ise 1. ve 6. katlarda sergilenmektedir. En üst katta ise muhteşem Paris manzarasını izleyebileceğiniz güzel bir alan bulunmaktadır (giriş ücretlidir).

Ziyaret saatleri ve güncel sergi ve müze biletlerine web sitesinden ulaşabilirsiniz. Müze her ayın ilk Pazar günü ücretsiz olarak gezilebilmektedir.

11) Musée Picasso (Paris)

25 Ekim 1881 yılında İspanya’nın Málaga şehrinde dünyaya gelen ve dünyanın tartışmasız en meşhur ressamı olan Pablo Picasso Paris’e ilk kez 1900 yılında uluslararası bir fuarda İspanya’yı temsil etme amacıyla gelmiştir. Gelmiş gelmesine de bir türlü Paris’ten kopamamış ve hayatının önemli bir kısmını Paris’te geçirmiştir. Dolayısıyla Paris’te pek çok resim, heykel, seramik gibi birçok sanat eseri üreten Picasso’nun yaklaşık 3.000 eseri bu müzede sergilenmektedir.

1973’te hayata gözlerini yuman Picasso’nun ailesi cenaze masrafları ve vergi gibi ödemelerden kurtulmak için Picasso’nun binlerce eserini Fransa’ya bağışlamayı kabul etmiştir ve böylelikle Picasso’nun eserlerinin büyük çoğunluğu doğduğu ülke olan İspanya’da değil de Fransa’da bulunmaktadır. 1985 yılında açılan Picasso Müzesi Hotel Sale adlı konakta bulunmaktadır. Burada Picasso’nun Mavi ve Pembe Dönem’den Kübizm akımının en önemli temsilcileri olan eserlerine kadar birçok farklı dönemine ait Picasso eserlerini inceleyebilirsiniz Bunların dışında Picasso’nun fotoğraf albümlerine, kartpostallar ve satın aldığı biletlere kadar birçok kişisel eşyalarını Picasso Müzesi’nde görebilirsiniz. Müzenin giriş saatleri ve giriş biletlerine web sitesinden ulaşabilirsiniz.

12) Cimetière du Père-Lachaise

Napolyon Bonapart tarafından mimar Alexandre Theodore Brongniart’a tasarlatılan mezarlık 1804 yılında açılmıştır ve 44 hektarlık bir araziye sahiptir. Paris’e kadar gezmeye gelmişim mezarlık mı ziyaret edeceğim demeyin biraz dünyanın hüzünlü yönünü görmekte fayda vardır. Burası sadece mezardan ziyade içerisinde bulunan birçok heykel ile bir açık hava müzesi gibidir. Fransa merkezinde bulunan en büyük mezarlık olan Père Lachaise Mezarlığı’nın içerisinde yatan ünlü isimler kimler diye soracak olursanız cevabımız bir hayli uzun olacaktır: Peter Abelard, Balzac, La Fontaine, Molière, Rossini, Bellini, Marcel Proust, Oscar Wilde, Chopin, Auguste Compte, Baron Hussmann, Jim Morrison,Yves Montand, Ahmet Kaya, Yılmaz Güney, Max Ernst, Camille Pisarro,…

Mezarlığın giriş saati bazı günlere göre değişiklik gösterse de 09.00-17.30 arası civarındadır. Daha fazla bilgi için web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

13) Parc de la Villette

1988 yılında tamamlanan park, 1982 yılında yapılan bir yarışmanın sonucunda ortaya çıkmıştır. Önceden terk edilmiş bir mezbaha ve et halinden oluşan bir mekan iken Bernard Tschumi’nin (dekonstrüktivizm akımı ile özdeşleştirilen bir mimar, yazar ve öğretim görevlisi) önerisi ile yeniden canlandırılmıştır.

33 hektarı yeşil alan olmak üzere 55 hektar olan bu dev park içerisinde bulunan bilim müzesi dışında on tane de farklı tema parkı içermektedir. Ayrıca park içerisinde kültür ve sergi merkezleri, konser salonları ve etkinlik alanları gibi bölümler de yer almaktadır. Park kamuya açık olduğundan ücretsiz olup içerisindeki özel etkinlikler ve güncel giriş saatleri için bilgilere web sitesinden ulaşabilirsiniz.

14) Basilique du Sacré-Cœur de Montmartre

Yapımına 1875’te başlanan ve 1914 yılında kullanılmaya hazır hale gelen Montmarte’de, Paris’in en yüksek tepesinde bulunan bazilikanın beyazlığı kilometreler ötesinden göze çarpmaktadır.

Gerçek anlamı “kutsal kalp” olan bazilika, Fransa-Prusya Savaşı’nda hayatını kaybeden 58 bin askere ve Hz. İsa’nın kutsal yüreğine adanmıştır.

Roma ve Bizans Mimari’sinin eşsiz detaylarını fark edeceğiniz ve muhteşem Paris manzarası için terasına çıkabileceğiniz bu Bazilikanın bir ilginç tarafı da zamana inat dış görünümünün sürekli bembeyaz olarak kalmasıdır. Traverten taşı (kalker taşı) ile inşa edilen yapı, yağmur suyuyla temasa girdiğinde kendi kendini temizliyor ve bu sayede de bembeyaz halde kalıyor diyebiliriz.

Burası turistler için genelde müze gibi algılansa da bir kilise olarak görev yapmaktadır ve bu nedenle giriş ücreti alınmamaktadır. Ayrıca içeride fotoğraf çekmek yasaktır. Bazilika içerisinde dilerseniz 3 dilde (İngilizce, İspanyolca ve Fransızca) ücretsiz sesli rehberler eşliğinde gezebilirsiniz. Bunun için kendi web sitelerinden ulaşabileceğiniz mobil uygulamayı indirebilirsiniz.

Sacré-Cœur Bazilikası’nın kubbesine çıkış ücretli olup güncel fiyatlandırmayı, bazilikanın ziyarete açık saatlerini kendi resmi web sitesinden kolaylıkla öğrenebilirsiniz.

15) Place du Tertre

Paris’te sanatın kalbinin attığı yer! 18. Bölgede bulunan Montmarte keşfetmeyi seven gezginler için birebir çünkü her biri yeni bir keşfe açılan Arnavut Kaldırımlı sokaklar sizi kaybolmaya davet ediyor. Bu sokaklar küçük galerileri bulabileceğiniz, sevimli kafelerde kahvelerinizi yudumlayabileceğiniz, ilginç butiklerde dolaşabileceğiniz eşsiz yerlerden biridir.

Montmarte aralarında Salvador Dali, Amedeo Modigliani, Claude Monet, Piet Mondrian, Pablo Picasso ve Vincent van Gogh gibi dünyaca ünlü ressamların yaşadığı yerlere ev sahipliği yapmış ve sanatçılara ilham katmıştır.

Bu meydandaki sanatçılara dilerseniz resminizi veya karikatürünüzü yaptırabilirsiniz. Ayrıca bir zamanlar Pablo Picasso ve Claude Monet gibi dünyaca ünlü ressamlar bu bölgede birçok ünlü çalışmaya imza atmıştır.

16) Opéra Garnier

19. Yüzyıl Barok tarzının en önemli eserleri arasında gösterilen bina Charles Garnier adli Fransız mimar tarafından dönemin İmparatoru III. Napolyon için tasarlanmıştır. İnce ayrıntılarla dolu iç ve dış tasarımı, mozaik kubbeli tavan resimleri, süsleme ve işçilik harika fotoğraflara konu olacaktır. Ağırlıklı olarak bale gösterilerinin sergilendiği Ópera Garnier’de ayrıca Paris Opera Müze Kütüphanesi de bulunmaktadır. Bu yapı hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak ve gösteriler için bilet almak istiyorsanız kendi web sitelerini ziyaret edebilirsiniz.

17) Arc de triomphe de l’Étoile

Paris’i kuşbakışı olarak inceleyebileceğiniz muhteşem yapılardan birisi de Zafer Takı’dır. Fransız Devrimi ve Napolyon Savaşlarında savaşan askerler anısına yapılmış, dünyanın en ünlü caddelerinden biri olan Champs-Elysees’nin hemen bitişinde yer alan bir anıttır.

1806 yılında başlanan ve 1836 yılında tamamlanan bu yapının üzerinde çeşitli savaş anılarını anlatan mükemmel tasvirler ve ülkeleri uğruna canlarını veren askerlerin isimleri bulunmaktadır.

Zafer Takı’ndan Paris’in tüm caddelerini yukarıdan görmek ve izlemek için 250 adet merdiven çıkmanız gerekmektedir.

1 Ocak, 1 Mayıs ve 25 Aralık tarihleri haricinde yılın her günü ziyarete açık (8 Mayıs, 14 Temmuz ve 11 Kasım tarihlerinde yapılan resmî törenler nedeniyle sadece törenlerden sonra açık) olan Zafer Takı, haftanın her günü 10.00-22.30 (yaz aylarında 11.00’da açılmaktadır) arasında ziyaret edebilirsiniz.  Ayrıca Kasım, Aralık, Ocak, Şubat ve Mart aylarının ilk Pazar günleri ücretsiz olan Zafer Takı’nın ücretli olduğu günlere ait bilet fiyatları için kendi web sitelerine göz atabilirsiniz.

18) Avenue des Champs-Élysées

Kendine özgü ağaçları, lüks mağazalari, büyüleyici kafeleri ve pahalı restoranlarıyla dünya çapında tanınmış olan Champs-Élysées adli cadde, kendinizi Paris’in eşsiz atmosferinde bulacaginiz en turistik noktalardan birisidir. Lüks alışveriş tutkunlarının ihtiyaçlarını birebir karşılayan cadde de gezinirken dilerseniz Paris’in leziz Macaronlarını 1862 yılında kurulan Ladurée adli eşsiz pastanede deneyebilirsiniz. Ayrıca her ayın ilk pazar günü cadde araç trafiğine kapalı olup sadece yayalara ait olmaktadır.

19) Place De La Concorde

Concorde Meydanı şüphesiz ki Paris’in en güzel meydanlarından biridir. 1755-1775 yılları arasında inşa edilmiş olan bu meydan Fransa tarihinde önemli bir rol oynamıştır. Fransız İhtilali sırasında giyotinler bu meydanda kurulmuş ve birçok önemli isim burada idam edilmiştir. Meydandan tüm ihtişamıyla Zafer Takı gözükür ve bu meydanın tam ortasında halkın korkunç geçmişi unutmaması için 1829 yılında Mısır Luksor Tapınağı’ndan hediye olarak getirtilip 1836’da III. Napolyon tarafından diktirilen Luksor Dikilitaşı’nın 3.300 yıllık bir tarihi vardır, bu dikilitaşın bir eşi de Mısır’da bulunmaktadır. Paris’in en büyük, Fransa’nın ise en büyük ikinci meydanı olan bu meydan, her yıl 14 Temmuz gününde resmi geçit töreni alanı olarak da kullanılmaktadır.

20) Jardin des Tuileries

Parislilerin kalbinde çok önemli bir yere sahip olan Tuileries Parkı, André Le Nôtre (peyzaj ve bahçe mimarı) tarafından tasarlanmıştır. Paris’in merkezinde 25 hektarlık devasa bir bahçeye sahip olan bu park şehrin sokakları arasında size huzur veren yeşilliği hissettirecektir. Dilerseniz parkın içerisindeki büyük havuz çevresinde sandalyelerde oturup doğanın insanla olan birlikteliğinin tadını çıkartabilirsiniz.

21) Musée du Louvre

800 yıllık efsanevi tarihinde bir zamanlar dünyanın en büyük sarayı olarak bilinen, 1793’ten beri ise müze olarak hizmet veren Louvre Müzesi, sahip olduğu popüler sanat eserleri nedeniyle her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilmektedir.

Müze, milyonlarca araştırmaya, kitaba ve diziye konu olan Da Vinci’nin sırlarla dolu ünlü eseri Mona Lisa’ya ve Mısır, Yunan, Etrüskler ve Roma dönemine ait önemli antik koleksiyonlara ev sahipliği yapmaktadır. 73 bin m²’lik alanıyla dünyanın en büyük müzesi unvanını da elinde taşıyan müze bu büyüklükten dolayı eserlerin içeriklerine göre Sully, Richelieu ve Denon isminde 3 ayrı başlığa ve 8 ayrı bölüme ayrılmıştır. Her bölüm içerisinde farklı kültürlere ve medeniyetlere ait eserler bulunmaktadır. Bu bölümler çeşitli koleksiyonlardan oluşur: resim, heykel, dekoratif sanatlar, baskı, çizim vb.

Müzeyi gezmeye başlamadan önce görmek istediğiniz eserleri ve yerlerini haritada belirleyerek bir güzergâh oluşturmanız siz değerli ziyaretçilere tavsiyemizdir. Çünkü hepsini bir günde gezmeniz pek mümkün olmayacaktır. Louvre Müzesi, Louvre Kalesi’nin olduğu 1. Bölgeye konumlandırılmıştır ve 1682 yılında Louis XIV Versay Sarayı’na taşınana kadar Fransız Kraliyeti’nin ikametgâhı olarak kalmıştır.

Müze Pazartesi, Perşembe, Cumartesi ve Pazar günleri 09.00-18.00 saatleri arasında; Çarşamba ve Cuma günleri ise 09.00-21.45’e kadar ziyaret edilebilir. 24 Aralık ve 31 Aralık’ta 09.00-17.00’a kadar açık olup, 1 Ocak, 1 Mayıs ve 25 Aralıkta müze kapalı olmaktadır.

  • Dünyanın herhangi bir yerinde Güzel Sanatlar Fakültesinde okuyan öğrenciler ve öğretmenler kartlarını göstererek ücretsiz giriş yapabilir.
  • Her ayın ilk cumartesi günü 18.00-21.45 saatleri arasında ve 14 Temmuz Bastille Günü gibi bazı özel günlerde girişler ücretsizdir.
  • 18 yaşından küçükler için her zaman ücretsiz olan müze, AB vatandaşı veya AB içerisinde oturma izni olan 26 yaşına kadar olan gençlerde ve her Cuma 18.00-21.45 saatleri arasında herhangi bir ayrım yapmadan 26 yaşına kadar olan her gence giriş ücretsizdir.

Müze ziyaretinizin rotasını belirlemek ve sıra beklememek için biletinizi online olarak satın almak için kendi web sitelerini ziyaret edebilirsiniz.

22) Musée d’Orsay

1845-1915 arası dönemdeki en meşhur ressamların Empresyonizm (19. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan ve doğadaki unsurların kişinin içinde oluşturduğu izlenimleri, duygusal izleri yansıtmayı hedefleyen bir tur akim) temalı resimlerine ev sahipliği yapar.

Orsay Müzesi’nde sanat tarihi hakkında çok fazla bilgi edinebilir ve yorulduğunuzda içerisinde bulunan kafelerde dinlenebilirsiniz. Satın alınan biletler 4 gün geçerlidir. Zamanınıza ve planınıza göre günlere bölerek de müzeyi gezebilirsiniz. Bilet fiyatları 14 €’dur ancak her ayın ilk pazar günü ücretsiz ziyaret edilebilir. Şehrin en önemli müzelerinden birisi olarak bilinen bu müzenin güncel giriş saatleri ve giriş biletlerine web sitesinden kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

23) Château de Versailles

1661’de yapımına başlanmış, daha sonra değişik zamanlarda genişletilmiş, günümüzde ise müze olarak kullanılan Tarihi Fransız şatosu. Yemyeşil bahçeleri, görkemli mimarisi, kültürel yapısı ve birçok olaya tanıklık etmiş tarihi ile milyonlarca turistin ilgi odağı olan bu şatonun ilginç bir özelliği de bulunmaktadır;

O zamanki anlayışta, asiller istediği yerde ihtiyaçlarını giderebiliyordu. Bu nedenle şatonun yapımında tuvalet veya banyo düşünülmemişti. Uzun yıllar Avrupa’daki tüm saraylardan daha “eşsiz” bir kokuya sahip olan bu şato 1789 yılında Fransız Devrimi’nden sonra bile sadece 9 tane tuvalete sahipti ve bunlar sadece kral ve yakın aile üyelerine aitti. Şatonun geri kalan çalışanları ise lazımlık kullanırdı.

Aynalar Galerisi ve Şapel gibi önemli bölümleri olan Şato hakkında ekstra bilgiye veya giriş biletlerine web sitesinden ulaşabilirsiniz.

24) Disneyland Paris

1992’de kapılarını ziyaretçilere açan, 19 km²’lik bir alana sahip olan ve günümüzde Avrupa’nın en çok ziyaret edilen tema parkı, Disneyland Paris. Tema parklarının, birçok tatil otelinin, alışveriş, yemek ve eğlence komplekslerinin, bir golf sahası ile çeşitli eğlence mekânlarının bulunduğu Disneyland’i çocuğunuzla birlikte gezecekseniz yaş kısıtlamasından çok boy kısıtlamalarına göre hareket etmeniz gerekmektedir. Her aktivitenin girişinde geçerli olan minimum boy ölçüsü yazmaktadır. Bu tema parkını gezerken çılgın ve baş döndürücü onlarca aksiyon dolu aktivitelere binebilmenin yanı sıra çocuklarınız için biraz daha sakin aktiviteleri de bulmanız mümkündür. Disneyland Park bilet bilgileri için web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Ziyaret saatlerini sürekli değiştiğinden dolayı bu web sitesinden kontrol edebilirsiniz.

Bu başlık Paris serisinin 4. yazısıdır

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.